Kağan Yıldız
www.cazportreleri.com olarak ikinci röportajımızı genç kontrbasçı Kağan Yıldız ile yaptık. Röportajdan çok sohbet havasında geçen konuşmamızı umarız keyifle okursunuz.
Albümünü yakında dinleyebilecek miyiz?
Tabii ki ben de albüm yapmak istiyorum. Kendi bestelerim de var, tamamlanmayı bekleyenler de… Fakat çok yoğun çalışıyorum. Kerem Görsev Trio ile hem yurtiçi hem de yurtdışında çaldık. İstanbul Caz Festivali’nin açılışında da çaldık. Son üç senedir çok yoğun bir şekilde çalışıyorum. İçinde olduğum 7-8 proje var. Albüm için sakin kafayla bu iş ile ilgilenerek gerekli altyapıyı hazırlayarak kendime koyduğum zaman dilimi içinde albümümü çıkarmak istiyorum. Zannedersem tamamlanmayı bekleyen parçalarlar ile birlikte 1-2 sene içersinde ben de kayıda gireceğim.
Kayıt için yurtdışını mı yoksa Türkiye ‘yi mi düşünüyorsun?
Tabiki Türkiye. Tonmaister olarak, Berk Kula söz verdi; beraber çalışacağız.
Müzik eğitimine başlangıcını ve kontrbası nasıl seçtiğini anlatabilir misin?
1991 yılında ilkokulu bittiktren sonra, Mimar Sinan Üniversitesi konservatuar sınavını kazanarak Kontrbas bölümüne kabul edildim.
Benim dayım müzik öğretmeni, oğlu da İzmir Senfoni Orkestrası baş kemancısı. Beni konservatuar sınavlarına dayım hazırladı.
Bende emeği çok büyüktür. Çok iyi hatırlıyorum İzmirde 1 ay boyunca hergün en az 6-7 saat çalıştık.
Kulak sınavı yapıldı, bu sınavı kazandıktan sonra enstrüman seçmek için bizi bir odaya topladılar.
Sınavdan önce dayım söylemişti sorarlarsa ya piyano ya da keman seçmemi söyledi. Bir bayan öğretmen, “ne çalmak istersin” diye sordu. Ben de piyano ya da keman dedim. Bir kağıda not alıp gitti. Kontrbas hocası geldi. Ellerime baktı, “Senin ellerin ve fiziğin kontrbas için uygun. Çalmak ister misin?” diye sordu. Ben de çok hayır diyebilen bir insan değilimdir.
Sonra tekrar ismim okundu. O sırada kontrbas hocası, “Biz onu kontrbas bölümüne aldık dedi. Keman hocası “aaaa ben onu keman bölümüne alacaktım” dedi. Kontrbas hocası, “Kağan biz seni bizim bölüme aldık değil mi” dedi. Ben de evet dedim. Böylece Kontrbas bölümüne kabul edilmiş oldum.
Keşke piyano ya da keman seçseydim diye bir pişmanlık oldu mu?
Kesinlikle olmadı. Kontrbas bölümüne girmem benim caz çalmama vesile oldu.
Caz çalmaya nasıl başladın?
Konsevaturarda 10 sene okudum. Lise yıllarında Tolga Bedir piyanist ve Emre caz çalarlardı. İyi de çalarlardı. Çok hoşuma giderdi. Ben de çalmak istiyordum.
Birbirimize kaset çekerdik Coltrane , Parker, Bill Evans daha moderlerden hatta John Patitucci ‘nin Mistura Fina albümünü dinleyince kontrbas ile nasıl değişik çalındığını gördüm. Solistlik kısmını gördüm.
Biz Tolgalar ile çalıyorduk amatör olarak ama blues nedir? Form nedir? Emprovize nasıl yapılır? Bilmiyordum. Tabii konservatuarlı olmanın avantajı olarak ne çalmış, nasıl yapmış, bas sololarını çıkarıyordum. Walking Bass yürümeyi yapamasam da deniyordum, okulda çala çala, işin içine girmiş olduk.
Okul bittikten sonra orkestralarda da çalıyordum. Mesela İstanbul Senfoni Orkestrasında, Akbank Orkestrası, Bursa Senfoni Orkestrası, Cemal Reşit Rey Senfoni Orkestralarına da çalmaya gidiyordum. Çok keyif alıyordum orkestrada çalmaktan.
O aralar bazı caz müzisyenleriyle de çalışmaya başladım hatta ilk önce Cihan Taylan ‘ın bir projesi vardı. Nardis’te çalmaya başladık. İlk sahneye çıkışım Türkiye ‘nin çok önemli piyanistlerinden rahmetli Metin Çotal ile birlikte Saksofoncu Ergüvan Başaran ile birlikte üçlü olarak Hyatt Regency Otelinde çalmaya başladık. Asıl ilk sahne çıkışım burası oldu. Ama kulüp olarak Nardis.
Bosso Nova ve Swing
Metin abilerle birlikte daha çok Bosso Nova yapıyorduk. Fazla Swing yapmazdık. Daha sonra Fenarbahçe Kulübünde trompette Şenova Ülker, kontrbasta ben, davulda Emin Özoğul, piyanoda Nejat Dayıoğlu ile birlikte çaldık. Daha sonra Şenova Ülker Nardis’te çalmak için gün almış bana teklif etti çalar mısın diye, ben de kabul ettim. İşte o gün saksofonda Şenova Ülker, davulda Ferit Odman, kontrbasda ben, piyanoda Kürşat Deniz beraber çaldık. O gün tabii ben ilk defa swing eden bir müzikte çaldım. Ve o gün çok başarılı geçti. Çok keyifli geçti, çok eğlendik. Ben de kendimi gösterme fırsatı buldum. İzleyenler arasında Önder Focan da vardı. Ertesi gün Önder Focan aradı, “Zonguldak’ta bir konserim var Caz günleri kapsamında Kara Elmas Üniversitesi’nde çalacağız, gelir misin” diye sordu. Ve daha sonra 16 Telden Caz Projesi içinde kontrbas ben , gitarda Önder Focan, diğer gitarda Cem Tuncer ile birlikte beraber çaldık. Nilüfer Verdi ile tanışım. Kendisinin 2. Albümü “İzhar”da beraber çaldık. İmer Demier ile tanıştık ve çalışmaya başladık. Çok kısa bir zamanda Türkiye ‘nin önde gelen caz müsisyenleri ile tanışıp birlikte çalmaya başladık.
Kerem Görsev Trio
Arkadaşım Tolga Bedir ile birlikte öğrenci günlerini takip ederek Kerem Görsev ‘in Teşvikiyedeki Kerem Görsev Caz Kulübüne gidiyorduk. Davulda Can Kozlu, Kontrbasta Oğuz Durukan ve Kerem Görsev ‘i dinlemeye gidiyorduk. Daha sonra İmer Demirer ile bilikte İstanbul Caz Merkezinde bir konser vermiştik. Konserden sonra Kerem Abi beni tebrik etti kendini çok geliştirmişsin dedi. Bundan iki ay sonra da Kerem abi ile beraber çalmaya başladık.
Cem Aks Band
Bazı standart parçaraların yeni aranjmanlarını çalıyoruz. Bu aranjmanlar Brain Blade, Kurt Rosenwinkel aranjmanlarını geçen sezonda Nardis’te çok çaldık. Yeni sezonda da çalacağız zannedersem, grupta saksafon Engin Recepoğulları, trompet İmer Demirer, piyanoda Serkan Özyılmaz, davulda tabii ki Cem Aksel ile birlikte ben de varım. Bu projenin özellikle ilk konseri çok güzel oldu. Çok iyi çaldık. Seyirci de çok eğlendi bunu hissettik.
Davul ve Kontrbas
Türkiye de çok iyi davulcular ile çalışıyorum. Ferit Odman, ben onunla çalarken çok mutluyum. En fazla onunla çalıyoruz. Cengiz Baysal, Cem Aksel, Ediz Hafızoğlu, Emre Kartari bu davulcularla çalmak çok keyifli. Türkiyenin en önemli davulcusu efsane Can Kozlu ile birlikte saksafoncu Harwey Wainapel, İstanbul Caz Merkezi’nde üst üste 3 gece beraber çaldık. Çok eğlendik.
Kendi müziğindeki gelişimi hissedebiliyor musun?
Tabii ki özellikle eski kayıtları dinlediğim zaman; mesela Nardis’teki kayıtlardan farkı çok iyi anlıyorum. Bazı parçaları şimdi çalsaydım böyle çalmazdım diye düşünüyorum. Kendimden çok beraber çaldığım müzisyen arkadaşlarım da bana söylediği şeyler eski çalışım ile yani çalışım arasında bayağı bir gelişim olduğunu söylüyorlar. Özellikle Kerem Görsev’in bana katkısı çok büyüktür. Onun ile beraber çalmaya başladıkça daha derli toplu çaldığımı düşünüyorum…
Yerli ve yabancı kontrbasçılardan özellikle dinlediklerin kimler?
Eskilerden Bill Ewans ‘ın basçılarından Marc Johnson ve Eddie Gomez in özellikle hayranıyım. Daha yenilerden Kristen McBride, John Patitucci ‘yi çok seviyorum. Çalışları inanılmaz.
Bizden ise Volkan Hürsever, Kürşat And, Nezih Yeşilnil, Oğuz Durukan, Ahmet Türkmenoğlu, Ozan Musluoğlu severek dinlediğim kontrbasçılarımız.
Son olarak beraber çalmak istediğin müzisyenlerden bir grup yapar mısın?
Saksofonda Engin Recepoğulları, piyanoda Burak Bedikyan, trompette de İmer Demirer ve tabii ki davulda Ferit Odman…